Değişim İyidir ve Ötesindedir

Bir zamanlar 12 yaşımdaydım ve o ana dek küçük saydım kendimi. Hemen her şeyi yapmak için çok küçük, yapabildiklerim ve yaptık-larım çoktan yanıma kar kalmışken. Tarihin her alanında kendimi daha iyi keşfettiğimi düşündüğüm o günlerden bir gün Adolf Hitler okumak çok  da saçma gelmemişti zira ırkçılığa kaçan faşist ve hümanizme yakın sosyalist düşünceleri aynı anda … Continue reading Değişim İyidir ve Ötesindedir

Düşündüğünün Üstüne Düşünebilen İnsan ile Sen ve Ben

Homo erectus ile Homo sapiens arasında, kanıtlanmış en büyük fark nedir? René Descartes diyor ki, homo sapiens, “düşündüğünün üstüne düşünebilen insan”. Homo erectus ise, sadece atamızdır, içgüdüsü ve yaşama azmiyle avcılık vs. yapmıştır. Homo sapiens ise düşünmüş, düşündüğünü fark etmiş, her bir fikir yeni fikirler doğurmuş ve olmuş: Düşündüğünün üstüne düşünebilmiş.Bu evrim kanıtı ile bir kanıt … Continue reading Düşündüğünün Üstüne Düşünebilen İnsan ile Sen ve Ben

Sistemi Değiştirebilme Sanrısı ve Hiçlik İçinde Yok Olma

Halktan biri olma korkusu, isyan edebilme cesaretiyle sistemi değiştirebilme sanrısı ve hiçlik içinde yok olma... "Dark City" ve hissettirdikleri üzerine: Yaşadığımız hayatlar birer yalan üzerine kurulu imiş; medya, asker ve devlet, topluca otorite bu yalanın sağlayıcısı imiş; biz de fikirlerimizi, anılarımı bizi oluşturan şeyler sanmışız. Bunu fark ettiğimizde karşı çıkmışız, değiştirmeye oynamış, isyanımız başarıya ulaşsa … Continue reading Sistemi Değiştirebilme Sanrısı ve Hiçlik İçinde Yok Olma

Source Code

Duncan Jones'in yönetmenliğini yaptığı Ben Ripley'in yazdığı güzel bir film. Fikir oldukça başarılı ama kurgulama da bir o kadar vasat. Zamanda yolculuk ile ilgili güzel yapımlardan. Donnie Darko'dan hatırladığımız Jake Gyllenhaal'ın başrol oynamış, çok da güzel oynamış. Filmin ana fikri o kadar farklı ki, klasik, "zamanda yolculuk" ya da sadece "zaman" üzerine çekilmiş diğer filmler ile alakası yok ve … Continue reading Source Code

Triangle ve Sisyphos

Yine zaman kayması konusunu işleyen ve izlediklerim arasında ilk sıralara yerleşen bir film. Sisyphos ise mitolojik bir karakter ve her ne kadar filmde hiç konusu geçmese de -ki geçemezdi- filmin konusuna tam merkezden bağlı. Dolayısıyla, benim için en ilginç, en başarılı yapımlardan biri oluyor bir anda. Film o kadar etkileyiciydi ki, diyeceğim ilk şey, ´hiçbir … Continue reading Triangle ve Sisyphos

28 Days Later

Direk gireyim: Tavsiye etmiyorum. Zaman kaybı olarak nitelendirebileceğim bir film olmasa da, izlemek için de özel bir zaman ayırmanıza çok da gerek yok. Film; zombili, ölümlü, hayatta kalmalı bir film olarak başlayıp çok amaçsız ve mantıksız ilerlemektedir. Gün gelir karşınıza biri çıkar da şunu muhakkak izleyelim diye tutturur ya da ne bileyim televizyonda falan denk gelirsiniz, yapacak … Continue reading 28 Days Later

Frequency

Zaman yolculuğu filmleri ve kitapları takıntım çok eskilere dayansa da, aklım almayacak yaşta izlediklerim, okuduklarım tekrar önüme gelmedikçe hatırlayamıyorum; hiçbir anlam veremiyorum. "Das Jesus Video"; az parayla, ün yapmamış oyuncularla, hızlı ve az efekt kullanılarak çekilen ama mantığı çok iyi olan hatırladığım ilk filmdir ya onun üzerine birçoklarını da izledim. Zamanla da tavsiyelerimi sıralarım, ancak az … Continue reading Frequency